Başkan’ın Konuşmaları
Kurtuluşun, uslusal bağımsızlığın 87. yılında
beraber olmanın, bu coşku dolu, heyecan dolu meydanda binlerce, onbinlerce hemşehrime
hitap edebilmenin kıvancıyla, hazzıyla;
Tüm halkımızı selamlar, sevgilerimi ve saygılarımı sunarım.
Yıl 1922. Ulusal direnişin, işgalcileri Sakarya ‘dan, Dumlupınar ‘dan
adım adım, ülkemin her karış toprağından kovaladığı yıl.
5 Eylül 1922. İhanetin, işbirlikçilerin, işgalcilerin benim ilçemde yok
edildiği gün.
5 Eylül 1922. 19 Mayıs 1919 ‘da, Samsun ‘da başlayan ulusal kurtuluş
destanının, İzmir ‘e, Akdeniz ‘e an gibi yaklaştığı gün. Bağımsızlık, Özgürlük;
Eşitlik, Adalet Kavramları, onurlu bir halkın temel yapı taşlarıdır.
Biz bugün, binlerce gün ve binlerce yıl haykırmıyorsak özgürlüğü, bu
vatan bizim diye sarsamıyorsak yeri göğü, bu cennet vatan üstünde kardeşçe
yaşamıyorsak, eşitçe bölüşemiyorsak, nasıl insan oluruz? İnsan onurunu, ulusal
onurunu koruyamıyorsak,
Nasıl uyarız insanlığın tanımına ?
İşte çocuklarımız, bizim çocuklarımız, bizi izleyen, bizimle büyüyen
geleceğimiz,varlığımız çocuklarımız.
İşte gençlerimiz. Atatürk ‘ün,Türkiye Cumhuriyeti ‘ni emanet ettiği,
bizim gençlerimiz.
İşte analar, bacılar, sizler,bizler, binlerce, onbinlerce insan, tümümüz.
Bu kurtuluş gününde, bu coşku dolu, heyecan dolu meydanda içinizden biri olarak
Beşeylül ilkokulunu bitirip, Beşeylül caddesinde yaşayan her beş eylülde ulusal
bağımsızlığı, kurtuluşu yaşayan Tahsin BOZOĞLU sizden, Susurluk halkından aldığım
güçle diyorum ki ;
Onurlu bir yaşam, özgür bir insan, bağımsız bir Türkiye için ileri,
sömürüyü yok etmek, kardeşçe yaşamak, eşitçe bölüşmek için ileri.
Özlüyoruz, İstiyoruz ve bas bas bağırıyoruz!
Dörtnala gelip Uzak Asya ‘dan
Akdeniz ’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket,bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli,ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim….
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim….




